Son günlerde Güney Kafkasya çevresinde jeopolitik tartışmaları artıran başlıca konulardan biri Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mixail Qaluzin’in açıklamaları oldu. Kendisi, Azerbaycan’da tutuklu bulunan Rus vatandaşlarının serbest bırakılmasını Moskova için öncelik olarak nitelendirerek bunu ikili ilişkilerin normalleşmesiyle ilişkilendirdi. Aynı zamanda Ermenistan’ın Batı yapılarıyla yakınlaşmasının sonuçları konusunda uyarıda bulundu ve bu sürecin Avrasya Ekonomik Birliği kapsamındaki yükümlülüklerle çelişebileceğini vurguladı. Aynı gün verilen farklı tonlu mesajlar Moskova’nın bölgeye yönelik yeni bir siyasi hat oluşturduğunu gösteriyor.
Konuyla ilgili siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu ARB24 Televizyonu yayınında yaptığı değerlendirmede ilk olarak İlham Əliyev’in Sırbistan’a resmi ziyaretinin Azerbaycan’ın artan uluslararası nüfuzunun göstergesi olduğunu belirtti. Ona göre Bakü ile Belgrad arasındaki stratejik ortaklığın genişlemesi Azerbaycan’ın Avrupa’daki siyasi ve enerji rolünü daha da güçlendiriyor.
Ahmet Şairoğlu daha sonra ana konuya değinerek Moskova’nın Bakü’ye verdiği mesajın baskı değil diyalog arayışı olduğunu söyledi: “Rusya bölgede yeni bir gerçekliğin oluştuğunu anlıyor ve Azerbaycan’la ilişkileri çatışma üzerinden kurmanın mümkün olmadığını görüyor. Bu nedenle insani başlık üzerinden siyasi kanalları yeniden açmaya çalışıyor.”
Siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu ayrıca Erivan’a yönelik söylemin tamamen farklı anlam taşıdığını ifade etti: “Ermenistan’a verilen mesaj açık bir uyarıdır. Moskova Batı’yla entegrasyonu kendi etki alanının zayıflaması olarak değerlendiriyor ve olası sonuçlar hakkında önceden sinyal veriyor. Böylece Rusya aynı anda Azerbaycan’la ilişkileri yumuşatmaya, Ermenistan’ı ise bir tercih yapmaya zorlamaya çalışıyor.”





