Bugün Washington’da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın geleneksel basın brifingi düzenlendi. Etkinlikte Bakanlık Sözcüsü Tammy Bruce, yerli ve yabancı gazetecilerin güncel konularla ilgili sorularını yanıtladı.
Toplantıya katılan gazeteci ve insan hakları savunucusu Dr. Ahmet Şairoğlu, Orta Doğu’da, özellikle Suriye’nin kuzeyinde artan gerilim bağlamında Türkiye ile İsrail arasında olası bir askeri çatışma ihtimaliyle bağlı bir soru yöneltti.
Dr. Ahmet Şairoğlu, bazı İsrailli yetkililerin “İran’dan sonra sıradaki hedef Türkiye olabilir” şeklindeki açıklamalarına dikkat çekti. Aynı zamanda Türkiye’de İsrail’e yönelik kamuoyunda memnuniyetsizliğin arttığını ve bazı kişilerin Türk ordusunun Gazze’ye girmesi yönünde çağrılar yaptığını ifade etti:
“Kuzey Suriye’de tansiyon giderek artıyor ve burada Türkiye ile İsrail gibi ülkelerin çıkarları çatışıyor. İsrail’den ‘İran’dan sonra sıradaki hedef Türkiye olabilir’ gibi açıklamalar geliyor. Türkiye’de ise anti-İsrail söylemler güçleniyor ve bazı kesimler Türk ordusunun Gazze’ye müdahalesini talep ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ‘Suriye’nin bölünmesine izin vermeyeceğiz’ diyerek sert bir tutum sergiliyor. Böyle bir ortamda Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ne kadar gerçekçi bir ihtimaldir? İsrail, ABD’nin yakın bir müttefiki, Türkiye ise NATO’nun kilit üyelerinden biri. ABD Dışişleri Bakanlığı bu artan gerilimi nasıl değerlendiriyor? ABD, böyle bir çatışmayı önlemek ve dengeyi korumak adına ne gibi adımlar atıyor?”
Tammy Bruce, yanıtında bölgedeki durumun hassas olduğunu ve farklı görüşlerin dile getirilmesinin doğal karşılandığını belirtti. Ancak ABD yönetiminin bu tür bir çatışmaya dair herhangi bir belirti görmediğini vurguladı:
“Türkiye ve İsrail ile bölge hakkında konuşurken şunu söyleyebilirim ki, ortam oldukça gergin ve elbette birçok yorum yapılacaktır. Ancak Suriye konusuna baktığımızda tüm taraflar arasında şiddetin azaldığını görüyoruz. İnsanların dile getirdiği veya tahmin ettiği faaliyetlere dair bir gözlemimiz yok.
Son dönemde Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan ciddi krizlerde hızlı şekilde devreye girerek tansiyonu düşürmeyi başardılar. Liderlerimiz barışı korumak ve bu barışı tehdit eden her türlü dinamiğe karşı harekete geçmek için tam hazırlıklıdır. İnsanların gerçek duruma odaklanması gerekir. Zaten dünya fazlasıyla kaygı verici bir yer haline geldi. Ancak bu durumdan çıkış yolumuz güçlü liderlerimizdir. Ve insanlarda korku yaratmayı amaçlayan söylentilere, propaganda içerikli yorumlara ya da komplo teorilerine kapılmamak gerekir.”
Tammy Bruce ayrıca, ABD yönetiminin bölgede istikrarı korumak için çabalarını sürdürdüğünü ve bu tür gerginliklerin önüne geçmek adına diplomatik araçları kullanmaya devam ettiğini belirtti.




