“Deepfake propagandası insan hakları değildir” – Ahmet Şairoğlu Cumhurbaşkanı ailesine yönelik sahte dijital propagandayı AGİT’te eleştirdi

Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen AGİT’in “Dijital Çağda Sivil Alanın Korunması” başlıklı ek insani boyut toplantısı devam ediyor. 11-12 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen önemli etkinliğe AGİT’e üye 57 ülkeden diplomatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Bugün, 12 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen “Sivil alanın korunması için dijital dayanıklılığın güçlendirilmesi” başlıklı üçüncü panel oturumunda dijital güvenlik, yapay zekâ ve dezenformasyon konuları ele alındı.

Panelde konuşan Azerbaycan Demokrasi ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı, insan hakları savunucusu Ahmet Şairoğlu, uluslararası platformlarda genellikle sadece hükümetlerin ve resmi yetkililerin eleştirildiğini, ancak insan haklarına saygının tüm taraflardan talep edilmesi gerektiğini belirtti: “Bizler — sivil toplum temsilcileri, gazeteciler, blogerler ve siyasi aktivistler de insan onuruna, özel hayata ve etik ilkelere saygı göstermeliyiz.”

Ahmet Şairoğlu konuşmasında son dönemde yapay zekâ ve deepfake teknolojilerinin kötüye kullanımının arttığını vurguladı. Yurt dışında yaşayan bazı Azerbaycanlı blogerlerin siyasi eleştirinin ötesine geçerek yapay zekâ aracılığıyla sahte fotoğraflar, manipüle edilmiş videolar ve provokatif içerikler yaydığını söyledi. İnsan hakları savunucusu özellikle yurt dışında yaşayan Azerbaycanlı bloger Mehman Hüseynov’un “Hamam Times” platformunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in aile üyelerini hedef alan deepfake içerikler paylaştığını ifade etti.

Ahmet Şairoğlu, Cumhurbaşkanı’nın aile üyelerine karşı yapay zekâ kullanılarak hazırlanan sahte görüntülerin ne gazetecilik, ne insan hakları faaliyeti, ne de ifade özgürlüğü olarak kabul edilemeyeceğini belirtti: “Siyasi eleştiri normaldir. Ancak insanların ailesini, özel hayatını ve çocuklarını hedef alan sahte içerikler dijital hakaret ve manipülasyondur. Üzücü olan ise bazı uluslararası çevrelerin bu faaliyetlere sessiz kalması, hatta bu kişilerin çeşitli fon ve destekler alabilmesidir.”

Konuşmasının sonunda panel katılımcılarına soru yönelten Ahmet Şairoğlu şöyle dedi: “İfade özgürlüğü ile dijital hakaret arasındaki kırmızı çizgi nereden geçiyor? Böyle bir sınır gerçekten var mı?” Azerbaycanlı insan hakları savunucusu, deepfake teknolojilerine karşı uluslararası hukuki ve etik mekanizmaların hazırlanmasının önemini vurguladı.