Bugün Washington’da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın geleneksel medya brifingi düzenlendi. Toplantıda ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, yerli ve yabancı gazetecilerin güncel konularla ilgili sorularını yanıtladı.
Toplantıya katılan gazeteci ve insan hakları savunucusu Dr. Ahmet Şairoğlu, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili bir soru yöneltti. Şairoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e verdiği 50 günlük ateşkes süresini 10 güne indirdiğini hatırlatarak, Rusya’nın neredeyse her gün yeni şehir ve kasabaları işgal ettiğini, bunun da Moskova’nın barış niyetine dair ciddi şüpheler yarattığını belirtti.
Dr. Ahmet Şairoğlu’nun sorusu şu şekildeydi: “ABD Başkanı Donald Trump, Vladimir Putin ile ateşkes anlaşması için belirlenen 50 günlük süreyi 10 güne indirdi ve eğer sonuç alınmazsa sert yaptırımlar uygulanacağı uyarısında bulundu. Ancak aynı zamanda görüyoruz ki, Rusya neredeyse her gün yeni şehir ve kasabaları işgal etmeye devam ediyor. Bu durum, Rusya’nın gerçek niyetine dair şüpheler uyandırıyor. Sizce bu adım gerçek bir barış görüşmesine yol açabilir mi, yoksa bu sadece siyasi bir baskı aracı mıdır? Ve eğer Rusya ateşkes çağrılarını görmezden gelip saldırılarını sürdürürse, sonuçları ne olacak?”
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, bu soruya verdiği yanıtta, Başkan’ın alacağı kararlar hakkında önceden yorum yapmayacaklarını ancak Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bu konudaki tutumlarının net olduğunu ifade etti: “Biz Rusya liderliğinin sözlerle değil, eylemlerle hareket ettiğini görmek istiyoruz. Başkan da bu konuda konuştu ve sürenin öne çekilmesi kararını bu bağlamda açıkladı,” dedi Pigott.
ABD’li yetkili sözlerine şöyle devam etti: “ABD’nin temel amacı bu kanlı çatışmayı sona erdirmek ve kalıcı bir barışa ulaşmaktır. Tarafların müzakere masasına oturmasını, ateşkese dair ciddi görüşmelerin başlamasını ve bu sürecin uzun vadeli bir barışa dönüşmesini istiyoruz. Temel ilkemiz, akan kanı durdurmaktır ve tüm çabalarımız bu yöndedir. Bu bizim politikamızdır ve değişmeyecektir.”




