Ahmet Şahidoğlu, AGİT’in Viyana toplantısında işkenceye karşı ortak mücadeleden söz etti

Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen AGİT’in “İşkence ve Kötü Muamelenin Önlenmesi – İş Birliği ve Uygulamanın Güçlendirilmesi” başlıklı Ek İnsani Boyut Toplantısı devam ediyor. 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen önemli etkinliğe AGİT’e üye 57 ülkeden diplomatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Bugün, 30 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen “Eğitim, İzleme ve Güçlendirilmiş Denetim Yoluyla İşkencenin Önlenmesi” başlıklı ikinci panel oturumunda işkencenin önlenmesine yönelik uluslararası iş birliği ve denetim mekanizmaları ele alındı.

Panelde konuşan Azerbaycan Demokrasi ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı, insan hakları savunucusu Ahmet Şahidoğlu, kendisinden önce söz alan Ermeni temsilcinin Azerbaycan’a yönelik iddialarının tamamen asılsız olduğunu söyledi. Ahmet Şahidoğlu, şu anda Azerbaycan’da yargılanan Ermeni kökenli kişilerin düşünce mahkûmu olmadığını, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarında işlenen ağır suçlardan dolayı mahkeme önüne çıkarıldıklarını ifade etti.

Ahmet Şahidoğlu, söz konusu kişilerin tüm haklarının Azerbaycan mevzuatı ve uluslararası standartlar doğrultusunda güvence altına alındığını, avukatlara erişimlerinin bulunduğunu, ihtiyaç duyduklarında tıbbi hizmet aldıklarını ve aileleriyle düzenli telefon görüşmeleri gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Konuşmasının devamında Ahmet Şahidoğlu, işkencenin önlenmesinin yalnızca yasal düzenlemelerle değil; profesyonel eğitim, bağımsız izleme, etkin denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarıyla mümkün olduğunu belirtti. Birkaç gün önce kutlanan Birleşmiş Milletler İşkence Mağdurlarına Destek Uluslararası Günü’nün uluslararası toplum için bu alanda daha güçlü iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Konuşmasında Cammu ve Keşmir’deki insan hakları durumuna da değinen Ahmet Şahidoğlu, Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmaları, uluslararası insan hakları kuruluşları ve saygın medya organlarının raporlarında Hindistan güvenlik güçleri tarafından işkence, keyfi gözaltılar, aşırı güç kullanımı ve diğer ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin çok sayıda iddianın yer aldığını ifade etti. Bu iddiaların bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasının uluslararası hukukun gereği olduğunu ve hesap verebilirliğin sağlanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Konuşmasının sonunda Ahmet Şahidoğlu, insan hakları ihlallerinin coğrafi sınırlar tanımadığını ve AGİT’in kapsamlı güvenlik anlayışının da bunu teyit ettiğini söyledi. Ona göre insan hakları ihlalleri bölgesel istikrarı zedeliyor, göç ve mülteci hareketlerini artırıyor ve uluslararası güvenliği olumsuz etkiliyor. Şahidoğlu, uluslararası toplumu işkencenin önlenmesi amacıyla profesyonel eğitim, bağımsız izleme ve etkili denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi için ortak çabaları artırmaya çağırdı.