Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) yıllık İnsan Hakları Konferansı (HDIM 2025) devam ediyor.
6 Ekim’de başlayan ve 17 Ekim’e kadar sürecek olan bu önemli etkinliğe, teşkilata üye 57 ülkeden diplomatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve uluslararası kuruluş temsilcileri katılıyor.
Bugün – 10 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen 5. panel oturumu, uluslararası hukuk, savaş suçlarına ilişkin sorumluluk ve adaletin evrenselliği konularına odaklandı.
Panelde konuşan Azerbaycan Demokrasi ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı, insan hakları savunucusu Dr. Ahmet Şairoğlu, uluslararası adalet ilkelerinin tüm bölgelerde eşit şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Ahmet Şairoğlu konuşmasında, uluslararası hukukun yalnızca Avrupa’da değil, dünyanın her çatışma bölgesinde aynı kararlılıkla işletilmesi gerektiğini belirtti. Şairoğlu’na göre savaş suçlarına karşı tutum seçici olmamalı, adalet her durumda eşit biçimde sağlanmalıdır: “Ukrayna’da Rus füzeleri evleri, okulları ve hastaneleri vuruyor – ve dünya bunu savaş suçu olarak tanıyor. Eğer bu suçlar Avrupa’da cezalandırılıyorsa, Güney Kafkasya’da da aynı ilke geçerli olmalı. Adaletin sınırı yoktur.”
Şairoğlu ayrıca Bakü’de halen yargılanan Ruben Vardanyan, Arayik Harutyunyan, Bako Sahakyan ve diğer kişilerin gazeteci veya aktivist değil, sivillere karşı işlenen suçlarla itham edilen savaş suçluları olduğunu ifade etti.
Konuşmasında, söz konusu davaların uluslararası hukuk standartlarına uygun, açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Ahmet Şairoğlu şöyle devam etti: “Eğer Mariupol’ün bombalanmasından dolayı Rus generalleri yargılanıyorsa, Gence’nin bombalanmasından sorumlu Ermeni komutanlar da aynı şekilde yargılanmalı. Seçici adalet, adalet değildir – siyasettir.”
Azerbaycanlı insan hakları savunucusu, konuşmasının sonunda Avrupa’daki diplomatları ve uluslararası gözlemcileri Bakü’de süren yargılamaları bizzat izlemeye davet etti.
Şairoğlu, Azerbaycan’ın adaleti etnik kimliğe göre değil, işlenen suça göre uyguladığını belirterek bunun uluslararası hukukun temel ilkesi olduğunu hatırlattı.
Panel katılımcıları, konuşma sırasında dile getirilen görüşleri ilgiyle karşıladılar.




