Orta Doğu’da artan gerilim, ABD-İran görüşmelerinin akıbeti ve olası askeri tırmanma ihtimali bölgenin güvenlik gündemini belirleyen temel unsurlara dönüşmüş durumda. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması, İsrail’in sert açıklamaları ve Tahran’ın nükleer programı etrafında süren diplomatik süreç uluslararası kamuoyunun dikkat merkezinde yer alıyor. Mevcut gelişmelerin seyri ve olası senaryolar yoğun şekilde tartışılmaya devam ediyor.
Siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, konuyla ilgili ARB24 televizyon kanalına kapsamlı bir röportaj verdi. Şairoğlu, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri yığınağının daha çok caydırıcılık amacı taşıdığını ve Washington’un diplomatik masada avantaj elde etmeye çalıştığını belirtti. Ona göre, “ABD için geniş çaplı bir savaş tercih edilen bir senaryo değil; ancak İran’ın nükleer programı konusunda kırmızı çizgiler açık biçimde ortaya konmuş durumda.”
Ahmet Şairoğlu ayrıca İran’daki iç sosyo-politik duruma da değinerek ekonomik sıkıntıların ve yaptırımların toplumdaki memnuniyetsizliği artırdığını, ancak rejimin güvenlik yapıları aracılığıyla kontrolü sürdürdüğünü ifade etti. Olası bir askeri çatışma halinde İran’ın asimetrik yanıt verebileceğini vurgulayan Şairoğlu, bunun bölgesel güvenlik risklerini büyütebileceğini söyledi: “Bu aşamada en kritik başlık Cenevre görüşmelerinin sonucudur. Diplomatik kanal açık kaldığı sürece büyük bir savaş ihtimali düşüktür; ancak sınırlı bir tırmanma riski gerçektir.”






