Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askeri operasyonlar sürerken, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. Beklentilerin aksine, bu gelişme İran’da iç parçalanmaya veya iç çatışmaya yol açmadı; tam tersine toplum içinde birlik ve seferberlik ruhu güçlendi. Bu sürecin ardından İran’ın misilleme füze saldırılarının yoğunluğu arttı ve çatışma daha sert bir aşamaya geçti.
Siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, ARB24 Televiziyası ekranlarında yaptığı değerlendirmede, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlara ilerleyen aşamalarda başka ülkelerin de dahil olabileceğini söyledi. Şairoğlu’na göre, Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’ın zayıflaması beklenirken, yaşananlar bunun tam tersini ortaya koydu ve Tahran askeri-siyasi açıdan daha sert bir tutum benimsedi.
Ahmet Şairoğlu ayrıca İran’ın geniş coğrafyaya, ciddi askeri kapasiteye ve güçlü bölgesel etki alanlarına sahip bir ülke olduğunu vurguladı. Ona göre bu nedenlerle İran’a karşı yürütülen savaş ABD ve İsrail için kolay olmayacak; mevcut gelişmeler çatışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini, aksine uzun süreli ve çok boyutlu bir savaşa dönüşebileceğini gösteriyor. Bu durum ise hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor.




