ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları çerçevesinde bölgede gerilim artmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolduğu gün Truth Social platformasında paylaştığı sert mesaj, uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden bu krize çekti. Bu arada İran’ın Harg Adası’ndaki petrol tesislerine, ülke içindeki köprüler, demiryolları ve otoyollar gibi stratejik altyapıya hava saldırıları düzenlendiği bildiriliyor. İran’ın ise Körfez bölgesinde enerji ve sanayi tesislerine karşılık vermesi, çatışmanın kapsamını daha da genişletiyor.
Siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, ARB24 televizyonuna verdiği röportajda mevcut şartlar altında ABD ile İran arasında bir anlaşmanın zor göründüğünü belirtti. Ona göre Tahran uzlaşmaya yanaşmıyor ve Washington’un sunduğu şartlara karşılık olarak ileri sürdüğü 10 maddelik paket, kabul edilebilir çerçevenin dışında kalıyor. Bu şartlar arasında yaptırımların kaldırılması, Hürmüz Boğazı üzerindeki hakların tanınması, dondurulmuş varlıkların iadesi ve güvenlik garantileri yer alsa da, mevcut jeopolitik ortamda bunların kabul edilmesi mümkün görünmüyor ve süreç tıkanmış durumda.
Ahmet Şairoğlu ayrıca İran içindeki stratejik hedeflerin sistematik şekilde vurulmasının daha geniş çaplı operasyonlara hazırlık anlamı taşıdığını ifade etti. Ona göre bazı Batılı uzmanların taktik nükleer silah ihtimalini tartışması dikkat çekicidir ve bu daha çok bir baskı unsuru olarak değerlendirilebilir: “Bu tür mesajlar İran yönetimini daha rasyonel ve pragmatik kararlar almaya yönlendirmeyi amaçlıyor. Mevcut şartlar, İran’ın belirli tavizler vermesinin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.” Şairoğlu, oluşan durumun bölgede yeni dengeler yarattığını da sözlerine ekledi.






