Hürmüz Boğazı çevresinde devam eden gerilim ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğiyle ilgili endişeler, küresel enerji piyasalarında ciddi riskler oluşturuyor. NATO Askerî Komitesi Başkanı Giuseppe Cavo Dragone’nin ittifak ülkelerinin güçlerini bölgeye yaklaştırdığına dair açıklaması, Orta Doğu’daki durumun yeni bir aşamaya geçebileceği ihtimallerini gündeme taşıdı.
ARB24 Televizyonu’nun “Gündem” programına konuk olan siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin artık yeni uluslararası güçleri de sürece müdahil olmaya zorladığını belirtti: “ABD Başkanı Donald Trump savaşın ilk günlerinde NATO ülkelerine çağrıda bulunmuştu. Ancak ittifak üyeleri, Orta Doğu’daki çatışmanın NATO’nun sorumluluk alanına girmediğini ifade ediyorlardı. Zaman geçtikçe Hürmüz Boğazı’ndaki krizin dünya enerji piyasaları üzerindeki olumsuz etkileri daha fazla hissedilmeye başladı. Uluslararası yük taşımacılığı, enerji arzı ve Körfez ülkelerindeki kritik durum Avrupa’nın ve genel olarak Batı’nın enerji güvenliğini risk altına sokuyor. Bu nedenle NATO üyesi ülkeler olası askerî çatışma senaryolarına hazırlık yapıyorlar.”
Ahmet Şairoğlu’nun sözlerine göre İran son haftalarda hava savunma sistemlerinde ciddi teknolojik yenilikler uyguluyor: “ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının İran hava sahasında düşürülmesi, Tahran’ın hava savunma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirdiğini gösteriyor. Bu süreçte Çin üretimi modern hava savunma sistemlerinin kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor. Bu da Çin’in dolaylı olarak İran’a destek verdiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Böyle bir ortamda NATO ülkelerinin askerî operasyonlara katılması, daha büyük çaplı bir çatışmaya ve hatta NATO ile Çin arasında yeni bir jeopolitik gerilim hattının oluşmasına yol açabilir.”
Ahmet Şairoğlu ayrıca, İran tarafından herhangi bir NATO üyesi ülkeye füze saldırısı düzenlenmesi veya NATO ülkelerinin bayrağını taşıyan gemilerin Hürmüz Boğazı’nda hedef alınması durumunda bunun NATO’nun İran’a karşı askerî operasyon başlatması için gerekçe olarak kullanılabileceğini ifade etti: “Şu an için böyle bir risk açık şekilde görünmüyor çünkü görüşmeler devam ediyor. Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasındaki temaslar sürüyor. Tarafların pozisyonları oldukça sert olsa da diyaloğun devam etmesi ortak bir zeminde buluşma ihtimalini koruyor. Bununla birlikte askerî operasyon planları da gündemde kalmaya devam ediyor ve durum her an yeniden gerilebilir.”






