İran-ABD gerilimi: Azerbaycan bölgedeki risklere nasıl tepki verecek? – Ahmet Şairoğlu ARB24 kanalına konuştu


Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, dünya gündeminin en önemli konularından biri haline geldi. İran ile ABD arasındaki ilişkiler son aylarda tekrar keskinleşti. Bu sürecin bölge ülkelerine, özellikle Azerbaycan’a olası etkileri ciddi şekilde tartışılıyor. Bu bağlamda siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, ARB24 televizyon kanalında yayımlanan “Neler oluyor” programına konuk olarak durumu değerlendirdi.

Ahmet Şairoğlu, İran’ın nükleer programına dair attığı adımlar, bölgedeki silahlı gruplara verdiği destek ve İsrail’in ABD üzerindeki baskılarının gerginliği artıran temel faktörler olduğunu belirtti. Şairoğlu’na göre 2025 yılı Nisan ayında Umman aracılığıyla başlatılan dolaylı diplomatik temaslar çatışmanın kontrolden çıkmasını önlemeyi amaçlıyor olsa da, tarafların pozisyonları hâlâ birbirinden oldukça uzak.

Ahmet Şairoğlu, İran’ın nükleer tesislerini yer altına taşıdığını, Körfez’e yeni füzeler konuşlandırdığını ve bölgedeki müttefiklerini harekete geçirdiğini ifade etti. ABD ve İsrail ise, diplomatik görüşmelerin başarısız olması durumunda askeri seçeneğin masada kalacağını açıkça duyurdu. Bu da bölgede geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor.

Olası bir savaşın ilk sonuçları; petrol fiyatlarında keskin artış, uluslararası ticaret yollarında kesintiler, Ortadoğu’da insani krizler ve küresel diplomatik gerilim olabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek askeri bir olay, dünya ekonomisini ciddi şekilde etkileyebilir.

Ahmet Şairoğlu, Azerbaycan’ın bu süreçlerin merkezinde yer almasa da dolaylı etkilerle karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. İran’la sınırda yer alması, Nahçıvan üzerinden geçen transit yolları, Hazar Denizi’ndeki enerji projeleri ve Güney Azerbaycan’da yaşayan Azerbaycan Türkleri bu riskleri artırıyor. Ayrıca petrol fiyatlarındaki artış kısa vadede ekonomik kazanç sağlasa da, uzun vadeli istikrarsızlık riski taşımaktadır.

Ahmet Şairoğlu, böyle bir gerginlik ortamında Azerbaycan’ın tarafsız duruşunu koruması, bölgesel istikrara katkı sağlaması ve dengeli dış politikasını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.