Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin Ukrayna’nın Mıkolayiv bölgesinde SOCAR’a ait bir akaryakıt istasyonunu insansız hava araçlarıyla hedef alması uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Saldırı sonucunda istasyonun idari binasında hasar meydana gelirken, çalışanların hava saldırısı alarmı sırasında sığınakta bulunmaları sayesinde can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Olayı değerlendiren siyaset yorumcusu ve insan hakları savunucusu Ahmet Şahidoğlu, ARB24 Televizyonu’na verdiği röportajda, bu saldırının Azerbaycan’a verilmiş özel bir siyasi mesaj olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını söyledi.
Ahmet Şahidoğlu’na göre, savaş koşullarında akaryakıt altyapısı stratejik askeri önem taşımaktadır. Bu nedenle akaryakıt istasyonları, yakıt depoları, fabrikalar ve lojistik tesislerin hedef alınması savaş taktiğinin bir parçasıdır. Ön cephede görev yapan askeri araçların, ağır silahların ve diğer askeri birliklerin hareket kabiliyetini sürdürebilmesi için yakıt temel kaynaklardan biridir. Bu nedenle cephe gerisindeki yakıt altyapısına yönelik saldırılar savaşın sıkça görülen taktik uygulamalarındandır.
İnsan hakları savunucusu kimliğiyle olayın hukuki boyutuna da değinen Ahmet Şahidoğlu, sivil altyapıya yönelik bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukuk, savaş hukuku ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu vurguladı. Ona göre, silahlı çatışmalar sırasında sivil tesislerin korunması uluslararası hukukun temel ilkelerinden biridir ve bu tür saldırılar ciddi hukuki sorumluluk doğurmaktadır.
Azerbaycan-Rusya ilişkileri bağlamında değerlendirmelerde bulunan Ahmet Şahidoğlu, bunun SOCAR tesislerine yönelik ilk saldırı olmadığını hatırlattı. Geçtiğimiz yıl Jitomir bölgesinde SOCAR’a ait bir akaryakıt istasyonunun da hedef alındığını, daha önce ise Kiev’deki Azerbaycan Büyükelçiliği’nin ve Azerbaycan Evi’nin yakınına füze isabet ettiğini belirtti. Şahidoğlu, Rusya’nın tarih boyunca eski Sovyet coğrafyasında, özellikle de Güney Kafkasya’da bağımsız ve egemen devletlerin güçlenmesini istemediğini ifade etti. Ona göre, 20 Ocak Katliamı, Hocalı Soykırımı ve Azerbaycan halkına karşı işlenen diğer ağır suçların arkasında da Kremlin’in politikaları bulunmaktadır. Ahmet Şahidoğlu ayrıca, Rusya’nın bugün de uluslararası hukuku ve savaş hukukunu ağır şekilde ihlal eden işgalci bir politika izlemeyi sürdürdüğünü söyledi.






