Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni stratejisi nedir? – Ahmet Şairoğlu, Washington’dan ARB24 Televizyonu’na konuştu


ABD ile İran arasında son günlerde yeniden tırmanan gerilim uluslararası kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası yeni askeri operasyonlarla ilgili sert açıklamaları, aynı zamanda bazı müttefik ülkelerin Washington’u diplomatik çözüm yoluna öncelik vermeye çağırması, bölgedeki hassasiyeti daha da artırdı. İran’dan gelen çelişkili açıklamalar ise taraflar arasında olası müzakerelerin geleceğine ilişkin belirsizliği derinleştiriyor.

Washington’da bulunan siyaset yorumcusu Ahmet Şairoğlu, ARB24 Televizyonu’na yaptığı değerlendirmede, ABD-İran geriliminin kapsamlı bir savaşa dönüşme riski taşıdığını, ancak mevcut aşamada tarafların hiçbirinin böyle bir senaryoyu tercih etmediğini söyledi. Şairoğlu’na göre, Başkan Donald Trump bazı ABD müttefiklerinin İran’a yönelik planlanan askeri adımların ertelenmesini ve diplomatik müzakerelere fırsat tanınmasını talep ettiğini açıkladı. Şairoğlu ayrıca İran’dan birbirini yalanlayan mesajlar geldiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın ABD ile müzakerelerin gerekli olduğunu ifade ettiğini, buna karşılık Devrim Muhafızları’na (IRGC) yakın çevrelerin ise herhangi bir müzakere ihtimalini kesin bir dille reddettiğini söyledi. Bu çelişkili tablo üzerine Donald Trump’ın İran’ı ikiyüzlülükle suçladığını hatırlattı.

Ahmet Şairoğlu’na göre bu çelişkilerin temel nedeni, İran’da farklı siyasi ve güç merkezlerinin bulunmasıdır. Washington ile Tahran arasında bir anlaşmaya varılması halinde İran içinde ciddi bir siyasi bölünmenin kaçınılmaz olabileceğini ifade eden Şairoğlu, ABD’nin de geniş çaplı bir savaşı tercih etmediğini vurguladı. Çünkü böyle bir savaş milyarlarca dolarlık maliyet, ağır can kayıpları ve Amerikan toplumuna doğrudan ekonomik ve sosyal yük getirecektir. Bu nedenle Donald Trump’ın uzun süreli geleneksel bir savaş yerine, İran’ı kısa sürede askeri ve siyasi tavizlere zorlamayı amaçlayan hızlı ve alışılmışın dışında bir askeri stratejiye yönelmesinin daha olası olduğunu belirtti.