Ukrayna-Rusya savaşında ateşkes ihtimali ne kadar gerçekçi? – Dr. Ahmet Şairoğlu ARB24 televizyonuna konuştu


Bugün Ukrayna-Rusya savaşında durum daha da gerginleşti. Son günlerde Rus ordusunun Ukrayna şehirlerine yönelik gerçekleştirdiği yoğun hava saldırıları ve füze atışları, uluslararası kamuoyunda ciddi endişelere yol açtı. Aynı zamanda, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği içinde oluşan diplomatik görüş ayrılıkları, savaşın geleceğiyle ilgili belirsizliği daha da artırdı. Tüm bu gelişmeler ışığında Azerbaycan’da da siyasi uzmanlar, savaşın olası sonuçlarını ve uluslararası güvenlik dengesi üzerindeki etkilerini değerlendiriyor.

Bu konuya açıklık getirmek amacıyla bugün ARB24 televizyonunda yayınlanan “Gündem” programının konuğu siyasi yorumcu Dr. Ahmet Şairoğlu oldu. Programda uzman, Ukrayna-Rusya cephesindeki son durum, ateşkes ihtimalleri, tarafların müzakereler için öne sürdüğü şartlar ve uluslararası güçlerin tutumları hakkında kapsamlı bir analiz sundu.

Ahmet Şairoğlu açıklamasında, 2025 yılının Mayıs ayı itibarıyla savaşın yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya geçtiğini belirtti. Ona göre, Rusya’nın son olarak 367 füze ve insansız hava aracıyla gerçekleştirdiği hava saldırısı, savaş tarihindeki en büyük toplu saldırı oldu ve bu durum savaşın hem şiddetini hem de coğrafyasını değiştirdi. Uzman, bu şartlarda Ukrayna’nın savunma kapasitesinin ciddi şekilde sınandığını ve Batı’dan gelen silah sevkiyatının kritik önemde olduğunu vurguladı.

Program sırasında siyasi yorumcu ayrıca tarafların müzakere sürecine yaklaşımına da değindi. Şu anda Rusya ve Ukrayna’nın barış için ortaya koyduğu şartların birbirinden oldukça farklı olduğunu ifade etti. Rusya, ateşkes için Ukrayna’nın seferberlik ilanını durdurmasını ve Batı’dan gelen silah yardımının kesilmesini şart koşuyor. Ukrayna ise ancak Rus ordusunun işgal altındaki topraklardan çekilmesi ve ateşkes ilan edilmesinin ardından müzakerelere başlamaya hazır olduğunu bildiriyor.

Ahmet Şairoğlu, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nin konuya yaklaşımını da özel olarak değerlendirdi. Washington’un Moskova ile doğrudan temasları ve Avrupa’nın savunma kapasitesini artırmak adına yeni girişimler oluşturması, bölgedeki güvenlik dengesine etki edebilir. Yorumcuya göre, ortaya çıkan bu durum yalnızca Ukrayna için değil, tüm Avrupa için ciddi bir tehdit teşkil ediyor ve önümüzdeki aylarda savaşın kaderi, küresel güçlerin tavrına bağlı olacak.