Son günlerde Orta Doğu’da yaşanan askeri çatışmalar ve İsrail’in İran topraklarına düzenlediği hava saldırıları, uluslararası kamuoyunun ve hukuk uzmanlarının gündemindedir. Saldırının uluslararası hukuk ilkelerine uygun olup olmadığı konusunda farklı görüşler dile getirilmektedir. Özellikle bu olayın BM Şartı çerçevesinde değerlendirilmesi tartışma konusu olmuştur.
Konu ile ilgili olarak insan hakları savunucusu Ahmet Şairoğlu, Baku TV’ye açıklamalarda bulundu. Şairoğlu, İsrail’in İran’a karşı gerçekleştirdiği askeri operasyonun BM Şartı’nın 2(4). maddesine aykırı olduğunu belirtti. Söz konusu maddeye göre, devletler uluslararası ilişkilerde güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmalıdır.
Ahmet Şairoğlu ayrıca BM Şartı’nın 51. maddesinin ancak silahlı bir saldırı gerçekleştiği takdirde meşru müdafaaya izin verdiğini vurguladı. İsrail’in bu saldırısının ise gerçek ve ani bir tehdit oluşturmadığı için uluslararası hukuk açısından yasa dışı olduğunu ifade etti.
Hukuk savunucusu ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin yapısına da değindi. Mevcut yapıda 5 daimi üyenin hiçbirinin Müslüman ülkesi olmadığını hatırlatan Şairoğlu, bu durumun yıllardır devam etmesini adaletsiz bir yaklaşım olarak değerlendirdi.
Açıklamasında özellikle Pakistan’ın BM Güvenlik Konseyi’ne daimi üye olması gerektiğine dikkat çeken Ahmet Şairoğlu şunları söyledi: “Dünyada 50’den fazla Müslüman ülke var ve bunların BM Güvenlik Konseyi’nde temsil edilmemesi bir adaletsizliktir. Elbette Türkiye’nin de bu yapıda yer alması arzu edilir. Ancak gerçekçi bakıldığında, nükleer silaha sahip ve bölgesel güce sahip bir ülke olarak Pakistan’ın Güvenlik Konseyi’nde daimi bir koltuğa sahip olması daha uygun olur.”
Ahmet Şairoğlu’na göre, dünya siyasetinde var olan bu eşitsizlik küresel adaletsizliğe yol açmakta ve bu tür kararların alınmasında daha dengeli ve kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir.


