ABD İran’a karşı operasyona başlayabilir: İsrail destek bekliyor — Dr. Ahmet Şairoğlu ARB24 kanalına konuştu


Ortadoğu’da İsrail ile İran arasındaki savaş bir haftadır devam ediyor. Çatışmalar ağırlıklı olarak füze ve hava saldırıları şeklinde yürütülüyor. Taraflar, balistik füzeler, insansız hava araçları ve hava bombardımanlarıyla birbirlerinin askeri ve sivil altyapılarını hedef alıyor. Son bilgilere göre, İran’ın füzeleri İsrail’in güneyindeki Soroka Hastanesi’ni vurdu ve onlarca kişi yaralandı. İsrail ise karşılık olarak Tahran yakınlarındaki Arak ağır su reaktörü ve bazı stratejik tesislere hava saldırıları düzenledi.

Savaşın daha da genişleme ihtimali her geçen gün artıyor. Özellikle ABD’nin sürece doğrudan askeri müdahale etme olasılığı, uluslararası medya ve siyasi çevrelerde ciddi şekilde tartışılıyor. Washington’un İsrail’e stratejik destek sağlaması ve “bunker buster” tipi bombalar göndermesi ise zaten gerçekleşmiş durumda. ABD’nin doğrudan askeri operasyonlara katılması, bölgede dengeleri tamamen değiştirebilir.

Bu konu bugün ARB24 Televizyonu’nun “Gündem” programında da ele alındı. Program konuğu siyasi yorumcu Dr. Ahmet Şairoğlu, İsrail-İran savaşının fiilen geniş çaplı füze ve hava saldırıları savaşına dönüştüğünü ve bu çatışmanın bölge için büyük bir tehdit haline geldiğini belirtti. Ona göre, ABD’nin savaşa dahil olması artık çok olası ve böyle bir durumda İran’ın durumu daha da zorlaşacak.

Şairoğlu ayrıca Rusya, Çin ve Türkiye’nin şu an için temkinli bir tavır sergilediğini, ancak çatışmanın boyutu büyüdükçe bu ülkelerin de açık ve net tavır almak zorunda kalacaklarını söyledi. İran ise uluslararası arenada siyasi ve stratejik olarak izole durumda.

Programda savaşın olası senaryoları da değerlendirildi. Dr. Ahmet Şairoğlu, İsrail-İran savaşı devam ederken aynı anda Ukrayna-Rusya savaşının da şiddetlenmesinin dünya için iki cepheli bir risk oluşturacağını ve küresel istikrara ciddi zarar vereceğini ifade etti.

Azerbaycan’ın tavrına da değinen siyasi yorumcu, Bakü’nün şu anda dengeli bir politika izlediğini ve bölgesel istikrarın korunmasından yana olduğunu vurguladı. Ona göre Azerbaycan, tarafsız ve akıllı diplomasiyle hem ulusal çıkarlarını koruyor, hem de bölgesel dengeyi sağlamaya çalışıyor.