Avrupa’da Ukrayna–Rusya savaşının geleceğiyle ilgili yeni senaryolar gündemde. “Politico”nun haberine göre, Avrupa tarafı cephe hattında 40 kilometrelik bir tampon bölge oluşturma ihtimalini değerlendiriyor. Bu plan, ateşkes veya savaş sonrası barış mekanizmalarının bir parçası olarak sunuluyor. Ancak teklif, Ukrayna açısından toprak tavizleri riski, Rusya açısından ise fiili kazanımlar anlamına geliyor.
Konuya ilişkin ARB24 kanalına geniş mülakat veren siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, önerinin yüzeyde barış girişimi gibi göründüğünü ancak gerçekte Ukrayna’nın egemenliği için ciddi bir tehdit taşıdığını belirtti:
“Tampon bölgenin oluşturulması Ukrayna için güvenlik garantisi olarak algılanabilir, ancak işgal edilmiş toprakların meşrulaştırılması anlamına da gelir. Kiev için bu, son derece zor bir tercihtir.”
Ahmet Şairoğlu’na göre, NATO güçlerinin – özellikle Fransa ve İngiltere birliklerinin – bu plana dahil olması çatışmayı daha da derinleştirebilir:
“Böyle bir adım savaşı bölgesel çerçeveden çıkarıp küresel bir karşılaşmaya dönüştürebilir. Rusya bunu kırmızı çizgi olarak görmektedir.”
Siyasi yorumcu ayrıca Avrupa Birliği’nin Rusya’ya karşı hazırladığı yeni yaptırım paketini de değerlendirdi. Enerji ve mali sektörüne yöneltilecek kısıtlamaların Moskova’nın imkanlarını daraltacağını, ancak aynı zamanda Avrupa ekonomisine de zarar vereceğini vurguladı.
Putin ve Trump’ın Alaska’da gerçekleştirdiği ancak detayları açıklanmayan görüşe değinen Ahmet Şairoğlu, bunun Moskova ile Washington arasında gizli diplomatik kanalların yeniden işlediğini gösterdiğini söyledi:
“ABD’deki siyasi irade savaşın gidişatını belirleyecek en önemli faktör olacaktır.”
Ahmet Şairoğlu’nun dün Washington’dan dönerek ABD dış politikası, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray’daki basın toplantılarıyla ilgili gözlemlerini de paylaştığını; ayrıca Beyaz Saray’da imzalanan Azerbaycan–Ermenistan temel barış anlaşmasının Güney Kafkasya’da istikrar için yeni fırsatlar açtığını vurguladığını hatırlatalım.









