ABD–Çin rekabeti Güney Kafkasya’ya da yansıyacak – Ahmet Şairoğlu ARB24 Televizyonu’nda ŞİÖ zirvesini değerlendirdi

Son yıllarda ABD ile Çin arasında artan siyasi, ekonomik ve askeri rekabet uluslararası gündemin en önemli konularından birine dönüşmüş durumda. Pekin’de düzenlenen askeri geçit töreni, modern silahların tanıtımı ve Rusya–Çin yakınlaşması bu sürecin yeni bir aşamaya girdiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, Çin’de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi de büyük ilgi gördü. Dünya liderlerinin Pekin’de bir araya gelmesi, Çin’in artık küresel diplomasinin ana merkezlerinden biri haline geldiğini gösterdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in zirveye katılımı ise iki ülke arasındaki yükselen iş birliğinin bariz bir göstergesi olarak değerlendirildi. Bakü ile Pekin arasında imzalanan stratejik ortaklık ilişkileri, Azerbaycan’ın dengeli dış politikasının önemli dayanaklarından biridir.

Konuya ilişkin ARB24 Televizyonu’nun konuğu olan siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, Çin’in artık yalnızca ekonomik bir dev değil, aynı zamanda askeri güç olarak da dünya siyasetinde söz sahibi olma niyetinde olduğunu söyledi. Ona göre, Rusya ile Çin arasındaki yakınlaşma Batı’ya açık bir mesajdır: Dünya artık tek kutuplu değil.

Ahmet Şairoğlu, 8 Ağustos’ta Washington’da – Beyaz Saray’da Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin katılımıyla gerçekleşen görüşün Güney Kafkasya’da barışa yönelik önemli bir adım olduğunu hatırlattı. ABD bu süreçte bölgede Rusya’nın etkisini azaltmaya çalışırken, Çin “Kuşak ve Yol” projesi çerçevesinde ekonomik çıkarlarını genişletiyor.

“Azerbaycan ise hem Washington hem de Pekin için önemli bir ortaktır ve dengeli siyasetini başarıyla sürdürüyor,” diye vurguladı Ahmet Şairoğlu.

Siyasi yorumcu ayrıca Güney Kafkasya’da gündeme gelen “Trump koridoru”nun stratejik önemine değindi. Ona göre bu hat, Azerbaycan’ın transit imkanlarını daha da artıracak, bölgede barış ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlayacak.

Ahmet Şairoğlu ayrıca ABD–Çin karşıtlığının giderek daha keskin hale geleceğini söyledi. “Bu rekabet yalnızca Asya-Pasifik bölgesiyle sınırlı kalmayacak, Avrupa, Orta Doğu ve Güney Kafkasya gibi bölgelere de yansıyacak. 21. yüzyılın temel jeopolitik hattı ABD–Çin rekabetidir ve Azerbaycan gibi dengeli siyaset izleyen ülkeler için hem yeni fırsatlar hem de riskler barındırıyor,” dedi.