ABD ve İsrail’in haziran ayında İran’ın nükleer altyapısına yönelik düzenlediği hava saldırılarından sonra Tahran’ın Natanz kenti yakınlarında yeni bir yeraltı nükleer kompleks inşa etmesi yönündeki iddialar uluslararası gündemin ana başlıklarından birine çevrildi. Yabancı basının yayımladığı uydu görüntülerine göre “Pickaxe Mountain” olarak adlandırılan bölgede yoğun kazı ve güçlendirme çalışmaları yürütülüyor. Söz konusu tesisin Fordo nükleer merkezinden daha derinde yer aldığı ve hava saldırılarına karşı daha dayanıklı olabileceği ifade ediliyor.
Konuya ilişkin ARB24 Televizyonuna açıklama yapan siyasi yorumcu Ahmet Şairoğlu, bu iddiaların rastlantısal olmadığını ve belirli temellere dayandığını belirtti: “İran’ın böyle bir riske girerek yeni tesisler inşa etmesi mümkündür. Çünkü haziran saldırılarından sonra Tahran açıkça nükleer programını koruma ve gelecekte de sürdürme niyetinde olduğunu ortaya koydu. Ancak dikkat çeken nokta şu ki, bu tesisin kesin olarak zenginleştirme amacıyla kullanılıp kullanılmadığı henüz resmen doğrulanmış değil. IAEA’nın bölgeye erişim sağlayamaması ise iddiaları daha da güçlendiriyor.”
Ahmet Şairoğlu ayrıca bu tür tesislerin inşasının İran’ın Batı’ya karşı siyasi baskı aracı olarak da değerlendirilebileceğini vurguladı: “Tahran göstermek istiyor ki, ne kadar saldırı olsa da nükleer potansiyelini korumaya muktedirdir. Bu aynı zamanda müzakerelerde elini güçlendirmek için bir araçtır. Ama eğer söz konusu tesis gerçekten de zenginleştirme amacıyla kullanılacak olursa, bu durum bölgede yeni bir kriz aşamasına yol açabilir.”
Siyasi yorumcuya göre mevcut tablo hem teknik hem de diplomatik açıdan ciddi riskler barındırıyor. Yeni tesisin derinliği ABD ve İsrail’in askeri kabiliyetlerini zorlaştırabilir; şeffaflığın olmaması ise uluslararası hukuki tartışmaları daha da sertleştirebilir.

