“Ukrayna diplomatik yolla yenilgiye zorlanıyor” – Ahmet Şairoğlu ARB24 Televizyonuna konuştu

Ukrayna krizinin etrafında son günlerde şekillenen diplomatik dinamizm, özellikle ABD’nin ortaya koyduğu barış girişiminin içeriği ve Avrupa’nın sürecin dışında tutulması fonunda uluslararası uzmanlar arasında “Ukrayna’nın yenilgiye zorlanması” ihtimalinin güçlendiğine dair değerlendirmeleri artırıyor. Washington–Moskova hattında yürütülen kapalı görüşmeler, cephede Rusya’nın artan baskısı ve Kiev’e yönelik yoğun füze saldırıları, savaşın yalnız askeri değil, siyasi düzlemde de Ukrayna’nın sıkıştırıldığı izlenimini doğuruyor. Dondurulmuş Rus varlıkları, Ukrayna ordusuna sayı sınırlaması ve NATO perspektifinin zayıflatılması gibi maddeler ise Kiev’in güvenlik mimarisini kökten değiştirebilecek riskler barındırıyor.

ARB24 Televizyonuna verdiği röportajda siyasi analist Ahmet Şairoğlu, ABD’nin sunduğu barış planının çeşitli versiyonlarında Ukrayna’nın çıkarlarına aykırı olabilecek unsurlar bulunduğunu və bunların Kiev’i fiilen zorunlu tavizlere sürüklediğini söyledi. Ona göre Ukrayna ordusunun sayısının sınırlandırılması, NATO üyeliği ihtimalinin geri plana itilmesi, bazı işgal edilmiş bölgelerin belirsiz süreyle Rusya kontrolünde bırakılma ihtimali ülkenin uzun vadeli güvenlik perspektifini ciddi şekilde zayıflatıyor. Şairoğlu ayrıca, Avrupa devletlerinin sürece yalnız “sınırlı formatta” dahil olmasının – üstelik yardım yükünün büyük kısmını onların taşımasına rağmen – Kiev’in diplomatik açıdan yalnız bırakıldığı izlenimini güçlendirdiğini və bunun Ukrayna’nın masada daha fazla kayıp vermesine yol açabileceğini vurguladı.

Ahmet Şairoğlu, Ukrayna içinde yaşanan siyasi gerilimin – özellikle Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Andriy Yermak’ın istifası ve yolsuzluk skandalı – Kiev’in müzakere pozisyonunu daha da zayıflatabileceğini ifade etti. Ona göre Rusya’nın art arda gerçekleştirdiği füze saldırıları fonunda ABD ve Rusya arasında sürdürülen kapalı görüşmeler, Ukrayna’nın kendi iradesi dikkate alınmadan barışa zorlanabileceği yönünde gerçek bir endişe doğuruyor: “Süreç öyle yönetiliyor ki Ukrayna artık bir taraf değil, jeopolitik bir pazarlığın nesnesi gibi görünmeye başlıyor. Eğer kararlar Kiev’in siyasi iradesi dışında şekillenirse, bu Ukrayna’nın yenilgiye zorlanması anlamına gelecektir ve böyle bir barış ne kalıcı ne de adil olur.”