Donald Trump’ın sert iç ve dış politikası neyi hedefliyor? – Ahmet Şairoğlu ARB24 Televizyonu’na konuştu

ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde uyguladığı ekonomik, siyasi ve göç politikaları ile Orta Doğu ve Latin Amerika’ya yönelik sert dış politika adımları, uluslararası gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Gümrük tarifelerinin yükseltilmesi, sığınma süreçlerinin kısıtlanması, Venezuela ve İran’a karşı daha agresif bir tutumun benimsenmesi ve Amerikan toplumunda giderek belirginleşen siyasi ayrışma, uzmanların yakından takip ettiği gelişmeler arasında bulunuyor. Bu adımların hem ülke içindeki dengeleri hem de küresel güç dağılımını etkilediği değerlendiriliyor.

ARB24 Televizyonu’na açıklama yapan siyasi analist Ahmet Şairoğlu, Trump’ın mevcut yaklaşımının “America First” doktrininin daha sert ve saldırgan bir versiyonuna dönüştüğünü belirterek şöyle konuştu: “Ekonomide tarife artışlarının keskin biçimde yükselmesi reel sektöre ve tüketici pazarına ciddi baskı uyguluyor. Göç politikasında sınırların fiilen kapatılması, ülke içinde hem insani hem de siyasi tartışmaları yoğunlaştırıyor. Dış politikada Orta Doğu ve Venezuela yönlü güç kullanımının ön plana çıkması ise bölgesel istikrar açısından yeni riskler doğuruyor.”

Ahmet Şairoğlu’na göre Amerikan toplumunun bu politikalara yaklaşımı oldukça farklı yönlerde şekilleniyor: “Cumhuriyetçi seçmen bu sert çizgiyi desteklerken, büyük şehirlerde yaşayan kesimler, gençler ve bağımsız seçmenler artan enflasyon, yükselen yaşam maliyetleri, toplumsal gerilimler ve kurumlara yönelik baskılardan ciddi biçimde endişe duyuyor. ABD bugün iki farklı siyasi gerçeklik arasında belirgin bir ayrışma yaşıyor ve Trump yönetiminin attığı her adım bu farklılaşmayı daha da belirgin hale getiriyor.”